Baş dönmesi veya dengesizlik şikayetiyle karşılaşıldığında doğru uzmana başvurmak, teşhis ve tedavi sürecinin en kritik adımıdır. “Baş dönmesi için hangi bölüme gidilir?” sorusunun en yaygın ve doğru yanıtı; denge mekanizmalarımızın ana kumanda merkezi olan Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Odyoloji Kliniklerine başvurmaktır.
Vertigo şikayetlerinin %80’den fazlası iç kulaktaki denge organlarından kaynaklanır. Ancak baş dönmesi bazen nörolojik, kardiyovasküler veya metabolik bir sorunun da habercisi olabilir. İlk adımda yapılacak KBB ve Odyoloji değerlendirmesi, hem doğru tanı koyulmasını hem de gerekirse ilgili diğer tıp disiplinlerine yönlendirilmenizi sağlar.
Yaşam kalitenizi düşüren baş dönmesi ataklarını durdurmak ve denge sisteminizdeki aksaklıkları gidermek adına, bir uzman gözetiminde kapsamlı bir odyolojik değerlendirme yaptırmanız oldukça en kritik bir adımdır.
İşitme Kaybı veya Kulak Çınlaması Varsa: KBB ve Odyoloji
Baş dönmenize kulak çınlaması (tinnitus), işitme kaybı, kulakta dolgunluk veya basınç hissi eşlik ediyorsa, sorunun odağı çok büyük ihtimalle iç kulak denge ve işitme organlarımızdır (Periferik Vestibüler Sistem). Bu durumda vakit kaybetmeden KBB ve Odyoloji kliniğine başvurmalısınız.
KBB hekimi kulak zarını ve dış yapıyı inceledikten sonra, denge organının ve işitme yollarının milimetrik analizini yapmak üzere hastayı odyoloji ünitesine yönlendirir. Denge merkezimizde sorunun kaynağını (sağ/sol kulak ayrımı, etkilenen kanal veya sinir dalı) tespit etmek için uyguladığımız kapsamlı ve objektif odyolojik test protokolü şunlardır:
Vestibüler (Denge) Sistem İncelemeleri
- VNG (Videonistagmografi): Kızılötesi kameralarla donatılmış özel bir gözlük vasıtasıyla, karanlıkta gözlerin gösterdiği istemsiz titremeler (nistagmus) kaydedilir. İç kulaktaki 3 ayrı yarım daire kanalının ve beyincik bağlantılarının durumu detaylıca incelenir.
- Kalorik Test: Dış kulak yoluna sırasıyla belirli sıcaklıkta hafif sıcak ve soğuk hava verilerek iç kulak sıvıları uyarılır. Her iki kulağın denge siniri kapasitesi ayrı ayrı ölçülerek taraf zayıflığı (kanal paralizisi) olup olmadığı saptanır.
- vHIT (Video Head Impulse Test / Video Baş İtme Test): Hastanın gözüne takılan yüksek hızlı hafif bir kamera ile başa uygulanan ani, küçük ve hızlı hareketler sırasında gözlerin hedefte sabit kalma yeteneği (Vestibülo-oküler Refleks – VOR) ölçülür. İç kulaktaki 6 kanalın tamamı saniyeler içinde ayrı ayrı analiz edilir.
- VEMP (Vestibüler Uyarılmış Miyojenik Potansiyeller – cVEMP & sVEMP): Kulaktan verilen sesli uyaranlara karşı boyun ve göz altı kaslarımızın gösterdiği elektriksel yanıtlar kaydedilir. İç kulaktaki keseciklerin (Utrikül ve Sakkül) ve denge sinirinin alt/üst dallarının fonksiyonel durumu ölçülür.
- Postürografi (Dinamik/Statik Denge Analizi): Özel hareketli platformlar üzerinde hastanın dengesini korurken görsel, iç kulak ve kas-eklem sisteminden hangisini daha ağırlıklı kullandığı ve düşme riski haritalandırılır.
Koklear (İşitme ve Basınç) Sistem İncelemeleri
Baş dönmesi vakalarında işitme sistemi dengeyle ayrılmaz bir bütündür. Bu nedenle vestibüler testlere ek olarak şu incelemeler yapılır:
- Saf Ses ve Konuşma Odyometrisi: İşitme kaybının derecesini ve tipini (iletim, nörosensoriyel veya mikst) belirler. Meniere hastalığı gibi durumların erken evre tanısında kritik rol oynar.
- İmpedansmetri (Timpanometri ve Akustik Refleks): Orta kulak basıncını ve kulak zarı hareketliliğini değerlendirerek iç kulak basınç değişimleriyle ayrımını sağlar.
- ECohG (Elektrokokleografi): İç kulak sıvı basıncındaki artışı (Endolenfatik Hidrops / Meniere) doğrudan ölçmek için uygulanan hassas bir testtir.
Tedavi ve Manevra Uygulamaları
- Kanalit Repozisyon Manevraları: Halk arasında “kristal oynaması” (BPPV) olarak bilinen durumda; tespit edilen kanala özel olarak uygulanan Epley, Semont, Lempert (Barbekü) veya Gufoni gibi uzmanlık gerektiren manevralarla dökülen kristaller ait oldukları keseciklere geri gönderilir.
⚠️ Test Öncesi Uyarı: Odyolojik ve vestibüler testlerin doğru ve güvenilir sonuç verebilmesi için; test gününden en az 48 saat önce denge sistemini baskılayan baş dönmesi ilaçları (vestibüler supresanlar), antihistaminikler ve uyku hapları kesilmelidir.
Ayrıca test günü çay, kahve, çikolata, sigara ve alkol gibi denge sistemini uyaran veya baskılayan maddeler KESİNLİKLE tüketilmemelidir.
Hafif Seyirli ve Genel Baş Dönmesi Şikayetlerinde İlk Olarak Hangi Bölüme Gidilmelidir?
Şiddetli bir nörolojik belirtinin, ani bilinç kaybının veya şiddetli bir atağın eşlik etmediği genel sersemlik durumlarında Aile Hekimliği ilk değerlendirme noktasıdır.
Aile hekiminiz; şikayetlerinizin süresini, tetikleyici faktörleri ve temel fiziki muayene bulgularınızı değerlendirerek tablonun iç kulaktan mı yoksa genel bir halsizlikten mi kaynaklandığına dair ilk yönlendirmeyi yapar. Burada ama. triajdır, yani sorunun iç kulak kaynaklı mı yoksa farklı bir sistemden mi kaynaklandığına dair ilk ipuçları toplayarak hastayı Kulak Burun Boğaz veya Nöroloji gibi ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirerek zaman kaybını en aza indirmeyi hedefler.
Aile hekimine başvurmayı gerektiren genel belirtiler şunlardır:
- Sersemlik
- Halsizlik
- Yorgunluk
- Mide bulantısı
- Terleme
Şiddetli Baş Ağrısı ve Çift Görme Varsa:Nöroloji
Baş dönmesine şiddetli baş ağrısı, çift görme, konuşurken kelimeleri toparlayamama,peltekleşerek konuşma, yüz/kol/bacakta uyuşma veya güç kaybı eşlik ediyorsa sorun beyin veya beyincik kaynaklı (santral vertigo) olabilir.
Bu gibi durumlarda zaman kaybetmeden Nöroloji bölümüne başvurulmalıdır.
- Değerlendirilen Hastalıklar: Beyin damar tıkanıklıkları, MS (Multipl Skleroz), Vestibüler Migren ve Parkinson vs.
- Uygulanan İncelemeler: Beyin MR/BT görüntülemeleri ve merkezi göz hareketi analizleri vb.
Ayağa Kalkarken Göz Kararması Yaşanıyorsa: Kardiyoloji / Dahiliye
Baş dönmesi “etrafın dönmesi” şeklinde değil de yatak veya koltuktan aniden kalkarken göz kararması, fenalık hissi veya sersemlik şeklinde ise sorun kulaktan ziyade dolaşım veya metabolizma kaynaklıdır (Ortostatik Hipotansiyon).
Bu durumda İç Hastalıkları (Dahiliye) veya Kardiyoloji bölümlerine başvurulmalıdır.
- Nedenleri: Kontrolsüz tansiyon düşmesi/yükselmesi, kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi), kansızlık (anemi), kalp ritim bozuklukları (aritmi) veya tiroid bozuklukları.
Asıl sorunun metabolik olduğu anlaşıldığında, uygun tıbbi destekle bu sersemlik hissi büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Boyun Ağrısı veya İç Kulak Hasarı Sonrası Sürüyorsa: FTR ve Odyoloji
Baş dönmesinin bir diğer nedeni boyun bölgesindeki mekanik sorunlar olabilir. Boyun fıtıkları, kireçlenmeler, kas spazmları veya travmalar sonucunda boyun kaslarındaki yapıların etkilenmesi, beyne vücudun pozisyonu hakkında farklı sinyaller gitmesine ve boyun kaynaklı baş dönmesine yol açabilir. Ayrıca geçmişte geçirilmiş bir iç kulak sorunu sonucunda denge sisteminde zayıflık kalan kişiler, kronik bir dengesizlik ve hareket etme tedirginliği yaşayabilirler.
- Boyun Kaynaklı (Servikojenik) Vertigo: Boyun fıtıkları, kireçlenmeler veya kas spazmları beyne hatalı konum sinyalleri gönderir. Bu durumda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) uzmanı ve manuel terapi desteği gerekir.
- Geçirilmiş İç Kulak Hasarları: Önceden geçirilmiş labirentit veya iç kulak enfeksiyonu sonrası kalan kronik dengesizliklerde Odyologlar devreye girer.
- Vestibüler Rehabilitasyon: Odyoloji uzmanları tarafından hazırlanan bu özel egzersiz programları sayesinde beyne dengesini yeniden kurması öğretilir.
Çocuklarda Dengesizlik ve Yürüme Bozukluklarında: Pediatri ve Odyoloji
Çocuklar baş dönmesini yetişkinler gibi kelimelere dökemedikleri için belirtiler aniden düşme, yürüme bozukluğu, oyun oynarken korkup ebeveyne sarılma veya içe kapanma şeklinde görülebilir.
- İlk olarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri) uzmanına başvurulmalıdır. Gerekli görüldüğünde KBB veya Pediatrik Nöroloji’ye yönlendirilirler. Bu branşların yaptığı değerlendirmelerin sonunda da Odyologlar tarafından çocuklara özel denge testleri uygulanır.
Çocuklarda ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bazı şikayetler şunlardır:
- Düşme
- Tökezleme
- Mide bulantısı
- Korku
- Taşıt tutması
- Baş ağrısı
Kaygı, Stres ve Panik Atak Sonrası Geçmeyen Dengesizlik: Odyoloji/Psikiyatri / Klinik Psikoloji
Uzun süren yoğun stres, kaygı bozukluğu, panik atak veya yorucu dönemler, sinir sistemini etkileyerek beynin bedensel duyumlara karşı hassaslaşmasına neden olabilir. Fiziksel bir hasar olmamasına rağmen, kişi kendisini sürekli sallanan bir zemindeymiş gibi hissedebilir. Daha açık bir ifadeyle yapılan tüm testler temiz çıkmasına rağmen hasta kendisini sürekli sallanan bir gemideymiş veya sünger zeminde yürüyormuş gibi hissedebilir (PPPD – Persistan Algısal Pozisyonel Dengesizlik). Kalabalık AVM’lerde, büyük marketlerde veya ekran karşısında artan bu tablo stres ve anksiyete kökenlidir.
- Çözüm: Psikiyatri ve Klinik Psikoloji desteğine ek olarak Odyoloji uzmanlarınca yürütülen duyarsızlaştırma egzersizleri ve vestibüler rehabilitasyon terapisi kombine edilir.
Bu tür dengesizlik hissine yol açabilen psikolojik faktörler şunlardır:
- Stres
- Kaygı
- Panik
- Travma
- Uykusuzluk
Derinlik Algısı Kaybında: Göz Hastalıkları
Gözlerimiz, dünyadaki konumumuzla ilgili beyne veri sağlayan en önemli organlarımızdandır. Göz numaralarının değişmesi, astigmat, hipermetrop veya göz kaslarındaki uyumsuzluklar (şaşılık) merdiven inerken zemin mesafesini ayarlayamama ve baş dönmesine benzeyen sersemlik hissi yaratabilir. Böyle bir şüphe durumunda bir Göz Hastalıkları Uzmanına başvurulmalıdır.
Göz kaynaklı sersemlik hissine neden olabilecek temel problemler şunlardır:
- Astigmat
- Miyop
- Şaşılık
- Hipermetrop
🚨ACİL SERVİS: Ne Zaman Zaman Kaybetmeden Başvurulmalı?
Baş dönmesi daha önce hiç yaşanmamış bir şiddette, aniden başladıysa ve beraberinde uyarıcı tehlike işaretleri taşıyorsa zaman kaybedilmemelidir. Aşağıdaki kırmızı bayrak (tehlike) işaretlerinden biri bile varsa poliklinik randevusu beklenmemeli, hasta derhal en yakın Acil Servise ulaştırılmalıdır:
- Yüzde, kolda veya bacakta ani gelişen felç / güç kaybı
- Bilinç bulanıklığı veya bayılma (senkop)
- Çift görme veya aniden gelişen körlük
- Peltekleşme, konuşma bozukluğu ve yutkunma güçlüğü
- Dayanılmaz, patlayıcı tarzda ani baş ağrısı ve durdurulamayan kusma
Özetle;
Baş dönmesi tek bir nedene bağlı olmayan geniş bir yelpazedir. Doğru tanı için atılacak en sağlıklı adım, bir KBB ve Odyoloji Kliniğine başvurarak denge sisteminizin objektif testlerle haritalandırılmasını sağlamaktır.
Sağlıkla kalın,

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu