Vertigo hastaları Ramazan ayında özellikle sıvı ve beslenme düzenine dikkat etmelidir. Oruç süresince yaşanan uzun açlık ve susuzluk, denge sistemini etkileyerek vertigo ataklarını tetikleyebilir. Bu nedenle sahur ve iftar öğünleri dengeli, tuz ve kafeinden arındırılmış şekilde planlanmalıdır.
Sıvı alımını dengelemek için sahurda yeterli miktarda su tüketilmelidir. Gün boyu süren susuzluk, iç kulaktaki sıvı dengesi üzerinde olumsuz etki yaratabilir. İftardan sahura kadar olan sürede 2–2.5 litre su tüketilmesi, vertigo semptomlarını azaltmada önemli rol oynar.
Yetersiz uyku vertigo ataklarını artırabilir. Ramazan ayında değişen uyku düzeni, baş dönmesi ve denge kaybı gibi şikâyetleri yoğunlaştırabilir. Bu nedenle gece uykusunun bölünmemesi ve gündüz kısa süreli dinlenmeler ile uyku açığının kapatılması önerilir.
Tuzlu ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalıdır. Bu tür besinler iç kulakta sıvı dengesizliğine yol açarak vertigoyu tetikleyebilir. Sahur ve iftar menülerinde taze sebzeler, sağlıklı yağlar ve protein ağırlıklı besinlerin tercih edilmesi vertigo hastalarının Ramazan’ı daha rahat geçirmesini sağlar.
Oruç Tutarken Neden Baş Dönmesi Hissederiz?
Denge sistemini bir tahterevalliye ya da hassas bir su terazisine benzetebiliriz. Bu sistemin dengede kalabilmesi için yalnızca iç kulağın sağlıklı olması yeterli değildir; aynı zamanda vücudun genel metabolik dengesinin de korunması gerekir. Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk, vücudun biyokimyasında bazı temel değişikliklere yol açar.
Beyin ve iç kulak, vücudun en fazla enerji ve oksijen tüketen, aynı zamanda en hassas kanlanmaya sahip bölgeleridir. Vücut yeterli yakıt veya sıvı bulamadığında önceliği hayati organlara verir. Bu durumda iç kulak gibi çok ince kılcal damarlarla beslenen alanlara giden kan akışında mikroskobik düzeyde yavaşlamalar meydana gelebilir.
Açlık süresi uzadıkça vücut enerji tasarrufu moduna geçer. Bu süreçte beyin, dışarıdan gelen denge sinyallerini eskisi kadar hızlı işleyemeyebilir. Baş hareketi sonrası iç kulaktan gelen sinyalin beyin tarafından geç algılanması, milisaniyelik gecikmelere neden olur. Bu gecikmeler sersemlik, boşlukta hissetme ya da hafif sallantı hissi şeklinde kendini gösterebilir.
Bu durum her zaman bir hastalık belirtisi değildir; çoğu zaman vücudun “yakıtım azalıyor, hareketlerini yavaşlat” şeklindeki doğal uyarısıdır. Ancak mevcut vertigo hastalığı olan bireylerde bu süreç bir atağı tetikleyebilir.
Susuzluk İç Kulak Sıvılarını Nasıl Etkiler?
Su, denge sisteminin adeta can suyudur. İç kulağın derinliklerinde yer alan yarım daire kanallarının içinde “endolenf” adı verilen özel bir sıvı bulunur. Bu sıvının yoğunluğu, akışkanlığı ve elektrolit dengesi (sodyum-potasyum oranı) baş dönmesi yaşamamak için hayati öneme sahiptir.
Vücutta susuzluk (dehidrasyon) başladığında kanın yoğunluğu artar. Bu durum, iç kulaktaki sıvı dengesini de doğrudan etkiler. Ramazan ayı özellikle uzun ve sıcak günlere denk geldiğinde, terleme ve solunum yoluyla sürekli sıvı kaybı olur ancak bu kayıp gün içinde telafi edilemez. Sonuç olarak iç kulak sıvısının basıncında dalgalanmalar meydana gelebilir.
Meniere hastalığı olan bireyler için bu durum daha kritiktir. Susuzluk arttıkça kulak çınlamasının şiddetlenmesi, iç kulağın strese girdiğinin ilk işaretlerinden biridir. Tıpkı kurumuş bir nehir yatağında suyun akışının değişmesi gibi, susuz kalan bir vücutta da denge sıvılarının dinamiği bozulur.
Susuzluğun denge üzerindeki olası etkileri şunlardır:
- Kulak uğultusu
- Kulakta dolgunluk hissi
- Odaklanma güçlüğü
- Sersemlik
- Baş ağrısı
Kan Şekeri Düşüklüğü Denge Kaybı Yaratır mı?
Beyin, çalışabilmek için sürekli olarak glikoza ihtiyaç duyar. Kaslar yağ ve proteinleri enerjiye çevirebilirken, beynin temel yakıtı şekerdir. İftara yaklaşıldıkça kan şekeri doğal olarak düşer. Hipoglisemiye yaklaşıldığında beyin bir “acil durum” algısı oluşturur ve yüksek işlem gücü gerektiren fonksiyonlar, özellikle denge ve koordinasyon, ilk etkilenen alanlar olur.
Kan şekeri düşüklüğüne bağlı baş dönmesi genellikle iç kulak kaynaklı “etrafın dönmesi” hissinden farklıdır. Daha çok “bayılacakmış gibi olma”, “yerin ayağın altından kayması” veya zihinsel bulanıklık şeklinde tarif edilir. Ancak mevcut denge sorunu olan bireylerde bu durum vertigo atağını tetikleyebilir.
Kan şekeri düşüklüğünde görülebilecek belirtiler şunlardır:
- Terleme
- Titreme
- Sinirlilik
- Göz kararması
- Konsantrasyon kaybı
Ramazan’da Hangi Baş Dönmesi Türleriyle Karşılaşabiliriz?
Ramazan ayında yaşanan her baş dönmesi vertigo atağı anlamına gelmez. Odyolojik açıdan doğru sınıflama, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçer ve doğru önlemlerin alınmasını sağlar. Bazı baş dönmeleri iç kulaktan değil, tansiyon veya metabolik nedenlerden kaynaklanır.
Örneğin yataktan kalkarken ya da namazda secdeden doğrulurken yaşanan ani kararmalar çoğunlukla tansiyon düşüklüğüne bağlıdır. Uzun süreli açlık ve susuzluk damar içi sıvı hacmini azalttığı için ani pozisyon değişikliklerinde beyne giden kan akışı geçici olarak yavaşlar. Bu duruma ortostatik hipotansiyon denir ve kulak kristallerinin yer değiştirmesinden farklıdır.
Ramazan ayında sık karşılaşılan denge bozukluğu türleri şunlardır:
- BPPV
- Meniere atağı
- Presenkop
- Hipoglisemik sersemlik
- Ortostatik hipotansiyon
- Vestibüler migren
Odyolojik Testler Oruçluyken Yapılabilir mi?
Denge testleri (VNG, vHIT, posturografi vb.) teknik olarak orucu bozan işlemler değildir. Ancak bazı testler mide bulantısı ve kusma riski taşıdığı için oruçlu hastalarda dikkatli planlama gerektirir. Özellikle kalorik testler, pozisyonel testlerde (BPPV mevcutsa) oruçlu ve kan şekeri düşük hastalarda daha yoğun rahatsızlık oluşturabilir.
Bu nedenle odyologlar, hastanın genel durumuna göre test seçimini modifiye edebilir. Daha konforlu olan vHIT gibi testler tercih edilebilir veya randevular sabah erken saatlere planlanabilir.
Oruçluyken daha güvenli kabul edilen testler şunlardır:
- vHIT
- Dinamik posturografi
- Odyometri
- Timpanometri
İftarda Tuz Tüketimi Vertigoyu Tetikler mi?
Tuz, özellikle Meniere hastalığı ve endolenfatik hidrops tanısı olan bireyler için önemli bir tetikleyicidir. İftarda aşırı tuzlu gıdaların tüketilmesi, kandaki sodyum seviyesini hızla yükseltir. Vücut bu sodyumu dengelemek için su tutar ve bu durum iç kulak sıvı basıncının artmasına neden olabilir.
Sonuç olarak yemekten birkaç saat sonra şiddetli vertigo atağı, kulakta dolgunluk ve işitme dalgalanmaları ortaya çıkabilir. Bu nedenle Ramazan sofralarında tuz miktarı minimumda tutulmalı, lezzet baharatlarla sağlanmalıdır.
Uzak durulması gereken yüksek sodyumlu gıdalar:
- Turşu
- Salamura zeytin
- Soya sosu
- Hazır çorbalar
- Şalgam suyu
- Cips
- Maden suyu
Kafein ve Şeker Tüketimi Nasıl Dengelenmeli?
Kafein güçlü bir idrar söktürücüdür ve dehidrasyonu artırır. Ayrıca sinir sistemini uyararak kulak çınlamasını şiddetlendirebilir ve uyku kalitesini bozabilir.
Kafein yalnızca kahvede bulunmaz; çayda da yer alır. Çayda “tein” olarak adlandırılan madde, kimyasal olarak kafeinle aynıdır. Ancak çayda kafein, tanenlerle bağlı olduğu için emilimi daha yavaş gerçekleşir ve etkisi daha uzun sürelidir. Dolayısıyla çay da aslında diüretiktir; böbreklerde sodyum ve su geri emilimini azaltarak idrar miktarını artırır. Bu etki özellikle yüksek miktarlarda tüketildiğinde belirginleşir.
Şekerli ve şerbetli tatlılar ise kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak migrenöz vertigo ataklarını tetikleyebilir.
Sınırlandırılması gerekenler:
- Koyu çay
- Türk kahvesi
- Enerji içecekleri
- Baklava
- Kola
- Çikolata
Su İçme Stratejisi Nasıl Olmalı?
İftarda kısa sürede çok miktarda su içmek yerine, iftar ile sahur arasındaki süreye yayılarak su tüketmek en doğru yaklaşımdır. Bu sayede iç kulak sıvı dengesi korunur ve vücut suyu daha verimli kullanır.
Su içeriği yüksek besinler dehidrasyonu destekler:
- Salatalık
- Karpuz
- Kabak
- Marul
- Domates
- Çilek
- Yoğurt
Denge Egzersizlerine Ramazan’da Devam Edilmeli mi?
Vestibüler rehabilitasyon egzersizleri Ramazan’da bırakılmamalı, ancak yoğunluğu azaltılabilir. Klinik ortamdaki seanslar kesintisiz devam edilse bile uyaranlar odyologunuz tarafından ayarlanacaktır.
Ev tabanlı egzersizler uyguluyorsanız onlar iftar sonrasına planlanmalıdır. En uygun zaman iftardan yaklaşık 1–1,5 saat sonrasıdır.
Önerilen egzersizler:
- Göz takip hareketleri
- Baş sabitleme egzersizleri
- Oturarak/Ayakta denge çalışmaları
- Yavaş tempolu yürüyüş
Vitamin Eksiklikleri ve Takviyeler
D vitamini, B12 vitamini ve magnezyum denge sistemi için kritik öneme sahiptir. Eksiklikleri vertigo ataklarını artırabilir. Bu takviyeler mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır.
Denge sistemini destekleyen takviyeler:
- D vitamini
- B12 vitamini
- Magnezyum
- Omega-3
- Çinko
Hangi Belirtilerde Orucu Bozup Acile Başvurmalıyız?
Baş dönmesine aşağıdaki belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım alınmalıdır. Bu durumlar hayati risk taşıyabilir:
- Çift görme
- Konuşma bozukluğu
- Yüzde uyuşma
- Kol veya bacakta güçsüzlük
- Yutma güçlüğü
- Şiddetli baş ağrısı
- Bilinç bulanıklığı
Sağlık, ibadetin ön koşuludur. Vücudunuzun uyarılarını dikkate almak hayati önem taşır.

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu