Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Bölümü’nde öğretim üyesi ve program başkanı olarak görev yaptığım süreç, odyoloji alanındaki klinik bilgi birikimimi akademik eğitimle bütünleştirdiğim ve mesleki deneyimimi yeni nesil odyometrist ve odyolog adaylarına aktardığım son derece önemli bir dönem oldu. Bu görev, benim için yalnızca eğitim vermek değil; aynı zamanda odyoloji alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirme sorumluluğunu üstlenmek anlamına geliyor.
Eğitim sürecinde öğrencilerime yalnızca teorik bilgi aktarmayı değil, aynı zamanda klinik bakış açısı kazandırmayı ve odyoloji disiplininde çok önemli bir yeri olan ileşim becerilerini iyileştirmeyi hedefledim. İşitme ve denge sisteminin değerlendirilmesi, odyolojik testler, vestibüler analizler ve rehabilitasyon süreçleri gibi konularda, gerçek klinik senaryolarla desteklenen bir eğitim modeli benimsedim. Amacım, öğrencilerin mezun olduklarında yalnızca bilgi sahibi değil, aynı zamanda uygulama becerisi yüksek, hasta iletişimi güçlü ve analitik düşünebilen odyologlar olmalarını sağlamaktır.
Program başkanı olarak ise eğitim müfredatının güncel bilimsel gelişmeler doğrultusunda sürekli yenilenmesine özen göstermeye gayret ediyorum. Odyoloji alanında hızla gelişen teknolojileri ve yeni değerlendirme yöntemlerini eğitim programına entegre ederek, öğrencilerin çağın gerekliliklerine uygun bir donanıma sahip olmalarını hedefledim. Özellikle sanal gerçeklik tabanlı vestibüler rehabilitasyon, ileri odyolojik test yöntemleri ve multidisipliner çalışma anlayışı gibi konuların eğitim sürecine dahil edilmesine önem veriyoruz.
Bu süreçte akademik çalışmalarımı da aktif şekilde sürdürmeye devam ediyorum. Bilimsel araştırmalar, yayınlar ve kongre katılımları ile hem kendi bilgi birikimimi geliştirmeye hem de odyoloji alanına katkı sunmaya devam etmeye gayret ediyorum. Öğrencilerime de bilimsel düşünme, araştırma yapma ve akademik üretim konularında rehberlik etmek, benim için bu görevin en değerli yönlerinden biri…
Aynı zamanda farklı disiplinlerle iş birliği içinde çalışarak, odyolojinin yalnızca işitme ile sınırlı olmadığını; nöroloji, kulak burun boğaz ve onkoloji ve diğer rehabilitasyon bilimleriyle iç içe bir alan olduğunu öğrencilerime aktarmaya özen gösteriyorum. Bu multidisipliner yaklaşımın, hem eğitim kalitesini artırdığını hem de öğrencilerin daha geniş bir perspektif kazanmasını sağladığuna inanıyorum.
Acıbadem Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve program başkanı olarak görev yaptığım bu dönem, beni yalnızca bir klinisyen değil; aynı zamanda eğitici, akademik üretici ve alanına yön veren bir odyolog olarak geliştirmeye devam ediyor. Bu süreçte edindiğim deneyimler, bugün hem klinik hem akademik çalışmalarımın en güçlü temelini oluşturmaktadır.
