İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yaptığım dönem, mesleki kariyerimin en uzun soluklu ve en yoğun klinik deneyim kazandığım süreçlerinden biri oldu. Bu merkezde geçirdiğim yıllar boyunca, işitme ve denge sağlığı alanında çok geniş bir hasta profiliyle çalışma fırsatı bularak odyolojik değerlendirme ve rehabilitasyon konularında güçlü bir altyapı geliştirdim. Bu nedenle istanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinin benim için büyük ve önemli bir okul niteliği taşıdığını ifade etmeliyim.
Bu süreçte özellikle pediatrik odyoloji ve koklear implantasyon alanına yoğunlaştım. Yenidoğanlardan çocukluk çağına kadar farklı yaş gruplarında işitme kayıplarının erken tanı ve takibini, tedavisini gerçekleştirerek, çocukların dil ve konuşma gelişimlerinin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlamayı hedefledim. Erken müdahalenin yaşam boyu etkilerini birebir gözlemlemek, mesleki yaklaşımımın en önemli motivasyon kaynaklarından biri oldu.
Aynı zamanda otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğun bir klinik deneyim kazandım. Baş dönmesi, denge kaybı gibi şikayetlerle başvuran hastaların değerlendirilmesinde aktif rol alarak, bu alanda kapsamlı bir bakış açısı geliştirdim. Vestibüler testler ve değerlendirme yöntemleri konusunda edindiğim deneyimler, daha sonraki akademik çalışmalarımın da temelini oluşturdu.
Bu dönemde multidisipliner çalışma kültürü içinde yer almak, mesleki gelişimime büyük katkı sağladı. Kulak burun boğaz uzmanları, nöroloji ve diğer ilgili branşlarla yakın iş birliği içinde çalışarak, hastaların yalnızca semptomlarına değil, altta yatan nedenlere yönelik daha bütüncül bir yaklaşım geliştirdim. Bu ekip çalışması, tanı ve tedavi süreçlerinin başarısını önemli ölçüde artırdı.
Yoğun hasta temposu, hızlı ve doğru değerlendirme yapma becerimi geliştirdi. Her hastaya özel yaklaşım geliştirme, klinik karar verme ve hasta iletişimi konularında önemli kazanımlar elde ettim. Aynı zamanda hastalarla güven temelli bir iletişim kurmanın, tedavi sürecindeki başarıyı doğrudan etkilediğini bu süreçte daha net bir şekilde deneyimledim.
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçirdiğim bu uzun ve öğretici dönem, beni yalnızca klinik olarak değil; aynı zamanda analitik düşünebilen, multidisipliner yaklaşımı benimseyen ve hasta odaklı çalışan bir odyolog olarak şekillendirdi. Bugün uyguladığım modern odyolojik değerlendirme ve rehabilitasyon yaklaşımlarının temelinde, bu süreçte edindiğim güçlü klinik deneyim yer almaktadır.
