Head hanging manevrası, benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) tedavisinde kullanılan etkili yöntemlerden biridir. Başın özel bir pozisyona getirilmesiyle iç kulaktaki kristallerin yeniden düzenlenmesi sağlanır. Bu manevra, özellikle anterior kanal tutulumu olan hastalarda uygulanır.
Head hanging manevrası nasıl yapılır sorusu, klinik uygulamada önem taşır. Hasta sırt üstü yatırılarak baş hızlıca geriye doğru bırakılır ve belirli bir süre bu pozisyonda kalması sağlanır. Bu teknik, vestibüler sistemdeki yanlış uyarıları düzeltmeye yardımcı olur.
Head hanging manevrasının etkinliği nedir konusu, tedavi başarısının değerlendirilmesinde öne çıkar. Çoğu hastada tek seans sonrası belirgin iyileşme sağlanabilir. Ancak bazı durumlarda tekrarlayan uygulamalar gerekebilir ve bu süreç uzman kontrolünde yürütülmelidir.
Head hanging manevrası sonrası dikkat edilmesi gerekenler arasında ani hareketlerden kaçınmak ve istirahat ön plandadır. Baş pozisyonu ile ilişkili şikâyetlerin tekrar etmemesi için hastalara yaşam tarzı önerileri sunulabilir. Bu yaklaşım tedavinin başarısını artırır.
Head Hanging Manevrası Hangi Durumlarda Etkilidir?
Head Hanging Manevrası özellikle anterior yarım daire kanalı etkilenen benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) tedavisinde uygulanır. Manevra yerinden oynamış otokonileri olması gerektiği konumlarına taşıyarak belirtilerin hafiflemesini sağlar.
Head Hanging Manevrası Nasıl Uygulanır?
Manevranın ilk adımında hasta bacaklarını sedye üzerinde uzatarak oturur ve başını düz pozisyonda tutar. Daha sonra hastadan hızlıca sırt üstü yatması istenir ve klinisyen hastanın başının masanın kenarından aşağı doğru sarkıtılmasını sağlar. Bu pozisyonda kristallerin yeniden yerleşmesi için hastanın boynu en az 30 derece geriye doğru sarkıtılır. Hasta bu durumda iken nistagmus dikkatle incelenir. Bu belirti BPPV’nin bir göstergesi olarak kabul edilir ve gözlemlenmesi esastır. Eğer nistagmus ve baş dönmesi belirtileri görülürse hasta bu pozisyonda belirtiler kayboluncaya kadar bekletilir. Bu süre genellikle 30 saniye ila birkaç dakika arasında değişebilir.
Aşağıdaki adımlar hasta hâlâ sırtüstü yatarken devam eder:
- Hasta çenesini hızlıca göğsüne doğru çekerek boynunu büker.
- Bu pozisyon baş dönmesi belirtileri sona erene kadar korunur.
- İstikrar kazanması için 30 saniye daha bu durumda kalınır.
Son olarak hastanın oturma pozisyonuna geçişi sağlanır. Bu sırada baş ve boyun düz konumda tutulur. Hastanın bu oturma pozisyonunda da 30 saniye beklemesi gerekir. Böylece stabilizasyon sağlanır ve belirtilerin tekrar kontrolü yapılır.
Pratik Hususlar:
- Ortam: Manevra başın serbestçe hareket edebileceği şekilde bir muayene masası üzerinde yapılmalıdır.
- Destek: Hasta oturma ve sırt üstü pozisyonlara geçişlerde yardıma ihtiyaç duyar; bu yüzden bir sağlık uzmanının hazır bulunması önemlidir.
Prosedür Sonrası Bakım:
- Hareketler: Hastaya manevranın etkinliğinin ve kalıcı iyileşmenin sağlanması için hızlı baş hareketlerinden kaçınması tavsiye edilir.
- Yatış Pozisyonu: Hastanın birkaç gün (özellikle ilk gün) başı yükseltilmiş pozisyonda yatması önerilir. Bu tedavinin etkinliğini korumaya yardımcı olur.
Head Hanging Manevrası Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Head Hanging Manevrası öncesi ve sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Manevra öncesinde sağlık durumunun kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Hastanın mevcut rahatsızlıkları özellikle boyun veya sırt sorunları ve kardiyovasküler hastalıklar bu değerlendirme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Manevra sonrası dönemde ise şu adımlar önerilir:
- En az 10 dakika süreyle oturarak dinlenme iç kulaktaki kalsiyum karbonat kristallerinin stabilizasyonu için kritiktir.
- Baş hareketlerinin sınırlanması tedavinin etkinliğini korumak adına önemlidir. Özellikle gün boyunca başın dik tutulması tavsiye edilir.
- Uyku pozisyonu ilk iki gece için ayarlanmalıdır. Başın yükseltilmiş bir konumda olması otokonilerin yerleşimini destekler.
- Ağır kaldırma, koşu gibi yorucu aktivitelerden kaçınmak kalıcı iyileşmenin sağlanması için önemlidir.
- Sürüş güvenliği açısından manevra sonrası dengesizlik hissi devam ederse araç kullanılmamalıdır. Güvenli bir şekilde eve dönüş için başka birinin yardımı alınmalıdır.
- Tedavi sonuçlarını değerlendirmek ve gerekirse ek tedaviler takip randevuları önem taşır.
Head Hanging Manevrası Yan Etkileri Nelerdir?
Head Hanging Manevrası bazı yan etkilere neden olabilir. Manevra sırasında hastalar baş dönmesi ve denge kaybı yaşayabilirler. Manevranın sonrasında da baş dönmesi ve sersemlik hissi artabilir. Bu yan etkiler genellikle iç kulaktaki kristallerin yer değiştirmesiyle ilişkilidir.
- Baş Dönmesi ve Sersemlik Hissi: Yarım daire kanallarındaki değişikliklerden kaynaklanır ve genellikle geçicidir.
- Bulantı ve Kusma: Manevra sırasındaki ani baş dönmesi bazen mide bulantısına ve kusmaya yol açar.
- Boyun Gerginliği ve Ağrısı: Manevra esnasında boynun aşırı gerilmesi nedeniyle boyun bölgesinde ağrılar meydana gelebilir.
- Düşme Riski: Denge kaybı özellikle hareket halindeyken düşme tehlikesini artırır.
- Devam Eden Dengesizlik Hissi: Tedavi sonrası denge sisteminin uyum süreci devam edebilir.
- İkincil İyi Huylu Pozisyonel Baş Dönmesi: Kristallerin başka kanallara kaçması yeni baş dönmesi problemlerine yol açabilir.
- Duygusal Stres: Yoğun baş dönmesi özellikle yeni deneyimleyen hastalarda endişe ve strese sebep olabilir.
Head Hanging Manevrası Başarı Oranı Nedir?
Araştırmalar bu manevranın tedavi başarısını değerlendirmiştir. İlk tedavi seansından sonra hastaların yaklaşık %75’i belirtilerde düzelme göstermiştir. Tedavi tekrarlandığında başarı oranı %80’e kadar yükselmektedir.
Head Hanging Manevrası Sonrası Tekrarlama Riski Var mıdır?
Head Hanging Manevrası sonrası tüm diğer iyi huylu pozisyonel baş dönmelerinde olduğu gibi tekrarlama riski oldukça bulunmaktadır. Tedavi edilmiş hastaların yaklaşık %30-50’sinde hastalık birkaç yıl içinde yeniden ortaya çıkabilir. Tekrarlamanın sebepleri çeşitlilik göstermektedir. Hastalığın yeniden ortaya çıkma olasılığına etki eden temel faktörler şunlardır:
- Hastanın yaşı: İlerleyen yaş vertigo belirtilerinin tekrarlamasına zemin hazırlayabilir.
- Mevcut denge bozuklukları: Daha önce var olan veya tedavi sürecinden sonra ortaya çıkan diğer denge problemleri riski artırabilir.
- Tedavi sonrası önerilere uyum: Hastaların özellikle belirli baş hareketlerinden kaçınma gibi doktor önerilerine ne kadar bağlı kaldıkları tekrarlama şansını belirgin bir şekilde etkiler.
Sıkça sorulan sorular

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu