Vertigo ile yaşamak, baş dönmesi atakları ve denge kayıpları nedeniyle günlük hayatı zorlaştırabilir. Ancak doğru tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile vertigo kontrol altına alınabilir. Düzenli doktor takibi, atakların şiddetini ve sıklığını azaltmada etkilidir.
Vertigo ile yaşam sürecinde denge egzersizleri, düzenli uyku ve sağlıklı beslenme büyük önem taşır. Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak, stres yönetimini sağlamak ve alkol-tütün kullanımını sınırlamak şikâyetlerin azalmasına katkı sağlar.
Çevresel düzenlemeler de vertigo ile yaşamı kolaylaştırır. Evde kaymaz zeminler tercih edilmeli, ani hareketlerden kaçınılmalı ve gerektiğinde baston gibi destekleyici araçlar kullanılmalıdır. Bu önlemler düşme riskini en aza indirir.
Vertigo ile yaşamayı öğrenmek, sabır ve düzenli kontrol gerektirir. Hastalığı tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün olmasa da, uygun tedaviyle yaşam kalitesi korunabilir. Kişisel farkındalık ve disiplinli yaşam tarzı, vertigo ile daha rahat bir hayat sağlar.
Vertigo Durumunda Hangi Kritik İşaretlere Dikkat Edilmelidir?
Vertigo (baş dönmesi) ile karakterize hastalıkların altında çeşitli hastalıklar yatabilir. Bununla birlikte vertigonun periferik ve santral olmak üzere iki temel tipi vardır. Periferik vertigolar şiddetli etraf dönmesi şeklindeki baş dönmesi ve bulantı- kusma ile karakterize gürültülü tablolardır. Santral patolojilerde ise daima baş dönmesi hissi ve bulantı-kusma olmayabilir. Bununla birlikte aktif baş dönmesinin eşlik ettiği (kişi kendisini dönüyormuş gibi hisseder) daha gürültülü tablolara kadar değişken ve geniş bir yelpazeye sahiptir. Baş dönmesi şikayeti ile acil servise başvuran hastaların büyük çoğunluğu (%80) periferik yani iç kulaktaki vestibüler sistemden kaynaklanan durumlardır. Acil servislerde yapılacak ayırıcı tanı testleri doğrultusunda hastanın santral veya periferik baş dönmesinin tanısı konulur ve tedavisi planlanır. Santral baş dönmeleri nöroloji tarafından takip edilir. Periferik problemler ise KBB ve Odyoloji işbirliği ile tedavisi ve rehabilitasyonunu planlar, uygular ve takip eder.
- Yutma güçlüğü
- Çift görme
- Göz hareketlerinde problemler
- Yüz felci
- Konuşma bozuklukları
- Uzuvlarda güçsüzlük
Bu semptomlar vertigonun temel nedenin santral patoloji (merkezi sinir sistemi ile ilgili) olduğunu destekleyen ilave belirtilerdir. Dolayısıyla bu tür belirtiler fark edildiğinde hemen tıbbi yardım almak hayati önem taşır.
Vertigo ile Nasıl Başa Çıkılabilir?
Baş dönmenizin özelliklerini iyi tespit etmeniz hem temel tanıyı, hem de yönetme yöntemlerini keşfetmenizi sağlayacaktır. Pozisyon değişiklikleri ile tetiklenip tetiklenmediği, işitsel semptomlar, baş ağrısı, odaklanma güçlüğü ve eşlik eden diğer semptomlar önemlidir.
En sık karşılaşılan ve pozisyonla tetiklenen BPPV tablosunda uygulanan kanalolit repozisyon manevralarının ardından size önerilen küçük düzenleyici ipuçlarını takip etmeniz yaşam kalitenizi çok olumlu etkileyecektir.
Meniere’de tuz kısıtlı bir diyet takip etmeniz, uyku düzeniniz, spor yapmanız ataklarınızın sıklığını azaltacak, ataklar arasında yaşam konforunuzu iyileştirecektir.
Vestibüler Migren, Görsel Tetiklenen Hareket Hastalığı varlığında ekran maruziyeti gibi temel tetikleyicilerden uzaklaşmanız, yeterli su tüketiminiz tedavinizle birleştiğinde güncel hayatınızı daha huzurlu ve güvenli yaşamanızı sağlayacaktır.
Hareket hastalığı, Vestibüler Migren, Görsel Tetiklenen Hareket Hastalığı teknolojik tabanlı (Sanal Gerçeklik tabanlı) rehabilitasyondan çok iyi yarar görür. Ayrıca sakız çiğnemenin Hareket Hastalığı ve Görsel Tetiklenen Hareket Hastalığının semptomlarını azalttığına dair bilimsel kanıtlar mevcuttur.
Endolenfatik fistül, SSDC (Semisirküler Kanal Dehisansı) gibi kafa içi basınç artışı ile tetiklenen baş dönmeler hapşırmak, öksürmek gibi ani kafa içi basınç değişiklikleri oluşturan durumlardan kişiyi kısmen koruyabilir.
Vertigo ile karakterize hastalıklarda evde uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
- Yeterli ve düzenli su içmek. Çay, kahve vb. sıvı alımları suyun yerini tutmamaktadır. Düzenli egzersiz programları özellikle denge ve koordinasyonu geliştirmeye yönelik olanlar.
- Stres yönetimi teknikleri stresin semptomları artırabileceği için rahatlama yöntemleri.
- Uyku düzeninin korunması yeterli ve kaliteli uyku vertigo kontrolünde yardımcı olur.
- Sağlıklı beslenme alışkanlıkları özellikle tuz tüketiminin azaltılması Meniere hastalığı olan bireyler için önerilir.
Bu yöntemler ve uygulamalar semptomların hafifletilmesine ve daha aktif bir yaşam sürdürülmesine olanak tanır.
Hidrasyonun Baş Dönmesine Etkileri Nelerdir?
Vertigo ve baş dönmesi yaşayan birçok birey bu durumların nedenlerini ve çözüm yollarını araştırırken hidrasyonun önemini göz ardı edebilir. Vücut susuz kaldığında özellikle dehidrasyon baş dönmesi gibi belirtilere yol açabilir. Vücutta yeterli su olmadığında kan hacmi azalır. Bu durum kan basıncını düşürür ve beyne yeterli kan gitmediği için sersemlik hissi oluşur.
Hidrasyon baş dönmesi yönetiminde önemli bir rol oynar:
- Sağlıklı bir yetişkin günlük su ihtiyacını karşılamalıdır.
- Gerekli su miktarı bireyden bireye değişiklik gösterir.
Erkekler ve kadınlar için önerilen günlük su tüketimi:
- Sağlıklı erkekler için en az 3 litre su
- Sağlıklı kadınlar için en az 2 litre su
Bu miktarlar bireyin yaşam tarzına ve sağlık durumuna göre artabilir:
- Fiziksel aktivite sırasında
- Hastalık durumlarında
Ancak kalp hastalığı gibi özel sağlık koşulları olan bireyler doktorları ile su tüketim miktarını görüşmelidir. Çünkü bazı durumlarda sıvı alımı sınırlanabilir.
Vertigo Sırasında Beslenme Düzenlemeleri Nasıl Yapılmalıdır?
Vertigo belirtilerini yönetmede beslenme değişikliklerinin önemi giderek daha fazla kabul görmektedir. Bu durumun yönetiminde diyetin rolü çeşitli araştırmalarla desteklenmiştir. Özellikle tuz kafein ve alkol gibi maddelerin tüketiminin azaltılması önerilir. Bu maddelerin kısıtlanması iç kulaktaki endolenfatik basıncı düşürmeye yardımcı olabilir. Böylece vertigo semptomlarının hafifletilmesine katkıda bulunur. Ayrıca D vitamini seviyelerini artırmak da önerilmektedir.
- Tuz alımının azaltılması
- Kafein tüketiminin kısıtlanması
- Alkol kullanımının minimuma indirilmesi
- D vitamini alımının artırılması
Beslenme düzenlemeleri her ne kadar faydalı olsa da bu değişikliklerin her birey için uygun olup olmadığı konusunda bir fikir birliği yoktur. Dolayısıyla herhangi bir diyet değişikliğine başlamadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.
Vertigo ile Mücadelede Hangi Stres Yönetimi Teknikleri Kullanılabilir?
Vertigo İle mücadelede stres yönetimi önemli bir rol oynar. Araştırmalar yüksek stres durumlarının vestibüler sistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ve vertigo semptomlarını kötüleştirebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla stresi etkili bir şekilde yönetmek bu semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilir. Vertigo hastaları için stres yönetimi çeşitli tekniklerle sağlanabilir. Bu teknikler arasında:
- Egzersiz yapmak özellikle yoga veya yürüyüş gibi hafif aktiviteler stresi azaltmada etkilidir.
- Terapi seansları kişisel sorunlarla başa çıkma konusunda destek sağlar ve stresi yönetmeye yardımcı olur.
- Doğada vakit geçirmek zihinsel rahatlama sağlar ve stresi doğal bir şekilde azaltır.
- Sakinleştirici müzik dinlemek duygusal ve fiziksel rahatlama sunar.
- Sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirmek sosyal destek sağlar ve stres düzeylerini düşürür.
Bu yöntemler stres hormonu seviyelerinin dengelenmesine ve sinirsel iletimin iyileştirilmesine katkıda bulunur.
Vertigo ile Mücadelede Uyku Yönetimi Nasıl Olmalıdır?
Uyku eksikliği veya düzensizliği vertigo riskini artıran önemli faktörlerden biridir. Beynin denge ve mekânsal algıyı düzenleme yeteneği yetersiz uyku nedeniyle olumsuz etkilenebilir. Bu durum vertigo semptomlarının şiddetinde artışa neden olabilir. Dolayısıyla vertigo ile mücadele eden bireyler için uyku düzeninin iyileştirilmesi büyük önem taşır. Sağlıklı uyku alışkanlıkları geliştirmek bu semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilir.
Uyku düzeninizi iyileştirmek için alabileceğiniz bazı adımlar şunlardır:
- Uyku ve uyanma saatlerinizi düzenleyin. Bu konuda istikrarlı olun. .
- Yatmadan önce rahatlatıcı ve konforlu bir ortam hazırlayın. Loş ve sakin ortamlar uykuya geçişi kolaylaştırmaktadır.
- Ekran süresini yatmadan önce sınırlandırın.
Bunun yanı sıra yatmadan önceki alışkanlıklarınızı gözden geçirmek de faydalı olacaktır:
- Akşam yemeğinde ağır yemekler tüketmeyin ve akşam yemeğinden sonra atıştırmayın.
- Kafein ve alkolden uzak durun.
Düzenli fiziksel aktivite genel sağlığı ve uyku kalitesini artırarak vertigo ile mücadelede kritik bir rol oynar. Her gün yapılacak orta şiddette egzersizler uyku süresini ve kalitesini iyileştirebilir. Aktif bir yaşam tarzı genel vücut sağlığını desteklerken aynı zamanda stres seviyelerini de düşürmeye yardımcı olur. Bu da dolaylı olarak vertigo semptomlarının kontrol altına alınmasına katkı sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular

Vertigosu olanlar spor yapabilir mi?
Vertigosu olan bir kişi spor yapabilir; ancak dikkatli olunması gerekir. Özellikle doktor tavsiyelerine uyarak yapılan egzersizler faydalı olacaktır. Özellike semptomların ateşlendiği dönemlerde ani hareketlerden kaçınarak daha sakin aktiviteler tercih edilmelidir. Ataklardan sonra ise çoklu enegrasyon becerisi gerektiren sporlara (tenis, masa tenisi, yoga vb.) yönelmek rehabilitasyon etkisi yaratarak vestibüler kompanzasyonu arttıracaktır.
Göz egzersizleri ve denge çalışmaları gibi özel egzersizler vertigo semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur. Yavaş ve düzenli yapılan hareketlerle iç kulaktaki denge mekanizması desteklenir. Kademeli yürüme programları da vertigosu olanlar için uygundur.
Vertigosu olanlar uçağa binebilir mi?
Vertigosu (baş dönmesi) olan bireylerin uçak yolculuğu yaparken dikkatli olmaları gerekebilir. Özellikle perilenf fistülü, SSDC gibi özel durumlar hava basıncındaki değişikliklerden daha fazla etkilenir.
Ayrıca akut periferal (iç kulak kaynaklı) vertigo hastalarının akut dönemde uçak yolculuklarından kaçınmaları önerilir.
Bununla birlikte labirentit, vestibüler nörit geçirmiş olmak veya akustik nörinom (vestibüler schwannoma) hastası olmak gibi durumlar uçak yolculuğu için özel bir risk taşımaz. Dolayısıyla bu tür durumlarda uçak yolculuğu yapılabilir.
Vertigosu olanlar ehliyet alabilir mi?
Baş dönmesi (Vertigo) bir semptomdur. Dolayısıyla nasıl yüksek ateşi var diye ehliyet açısından özel bir durum yoktur. Ehliyet almaya engel değildir. Vertigo açısından da durum böyledir. Baş dönmesi (Vertigo) ile kendini gösteren asıl hastalık tanılanabilir, tedavi veya rehabilite edilebilir.
Bununla birlikte akut baş dönmesi atağı yaşayan bireylerin hem kendisinin, hemde trafikteki tüm diğer bireylerin sürüş sırasında güvenliği açısından akut dönemde araba kullanmaması gereklidir.
Vestibüler hipofonksiyon olan bireylerde, eğer gerekliyse sanal gerçeklik modülleri kullanılarak sürüş simülasyonları uygulanabilir.
Vertigosu olanlar yüzebilir mi?
Vertigosu olan kişiler elbette yüzebilir. Burada dikkat edilmesi gereken en kritik nokta suyun ısısıdır. Çok soğuk suda yüzmek kalorik etki oluşturacağı için baş dönmesini tetikleyebilir. Böyle bir durumda kişi etraf dönüyormuş gibi hisseder. Bu anlarda kişinin gözünü açık tutarak mümkünse bir nesneye odaklanması, mümkün olmayan durumlarda başını yukarıda tutarak kolunu tam karşıya uzatması ve kendi parmağına odaklanması baş dönmesini kontrol etmesini sağlar.
Baş dönmesi problemi olan bireylerin yüzerken çok derine dalmamaları çok yararlı bir korunma davranışıdır. Ayrıca efor sarf ederken dikkatli olunmalı ve yorucu hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu sayede vertigosu olan bireyler yüzme esnasında daha rahat ve güvenli hissedebilir.
Vertigo ile günlük yaşamda karşılaşılan en büyük zorluklar nelerdir?
Vertigo ile yaşamak, düşme riski, hareket kısıtlılığı ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesinde (HRQL) azalma gibi önemli günlük zorlukları beraberinde getirir. Vertigo yaşayan bireylerin, vertigo yaşamayanlara göre daha fazla düşme yaşadığı ve günlük aktivitelerde daha fazla sınırlama ile karşılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca vertigo, anksiyete ve depresyon seviyelerinin artmasıyla ilişkilidir ve bu da HRQL üzerinde olumsuz bir etki yaratır. Bu faktörler, vertigo hastalarının yaşadığı kişisel ve sağlıkla ilgili yükü önemli ölçüde artırmaktadır.
Vertig’yu yönetmek için evde uygulanabilecek pratik yöntemler nelerdir?
Vertigo’yu yönetmek için birkaç pratik yöntem uygulanabilir. Ancak evde Epley manevrası gibi manevraları yapmak doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü BPPV çeşitli varyantları olan bir durumdur. Doğru uygulanmayan bir manevra tedaviden çok cezaya dönüşebilir. Bu nedenle evde manevra yapmak yerine baş dönmesini kontrol altına alarak, sağlık kuruluşlarına başvurmak daha doğru ve etkin bir yaklaşımdır. Baş dönmesi varlığında gözleri açık tutarak ssabit bir noktaya odaklanmak baş dönmesinin kontrol altına alınması için çoğunlukla yeterlidir. Ancak bunu yapmak biraz güçtür. Dolayısıyla baş dönmesi yaşayan bireyler gözlerini kapatma eğilimindedir. Gözler kapatıldığında ise uzamsal algı bozularak etraf dönmesi yerine kişi kendisi dönüyormuş gibi hisseder. Bu nedenle bulantı kusma gibi semptomlarda ortaya çıkar. Böyle günlerde su tüketimini arttırmak, sırt üstü uzanarak istirahat etmek (baş hafif yüksek) yararlıdır.
Bunun dışında Gingko biloba, her gün orta miktarda alındığında vertigo semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Zencefil, iltihap vestibüler sistemi yatıştırıcı özellikleriyle vertigo ve eşlik eden semptomlarını hafifletebilir. Yeterli su alımı çok önemlidir. Yeterli su tüketmek vücuttaki dehidrasyonu önleyerek vertigo ataklarını engellemeye yardımcı olabilir. D vitamini alımının artırılması, vertigo ataklarının tekrarlama oranını düşürebilir.
Stres yönetimi, meditasyon, derin nefes egzersizleri veya fiziksel aktiviteler gibi yöntemlerle vertigo semptomları daha rahat yönetilebilir. Akupresür, belirli vücut noktalarına parmakla yapılan baskılarla vertigo semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabildiğine dair literatürde yayınlar bulunmaktadır. Ayrıca uyku pozisyonu önemli bir noktadır, başı ekstra yastıklarla hafifçe yükselterek uyumak ve etkilenen tarafa yatmaktan kaçınmak vertigo ve eşlik eden semptomlarını hafifletebilir.
Vertigo ile spor yaparken nelere dikkat edilmelidir?
Vertigo ataklarında egzersiz yapmak zaten kolay değildir. AMa BPPV gibi tekrarlayıcı ve pozisyonel baş dönmelerinde güvenliği ve semptomların yönetimini ön planda tutmak çok önemlidir. Düşük yoğunluklu aktivitelerle başlamak, örneğin tai chi, yürüyüş veya dengeyi ve stabiliteyi artırmaya yardımcı olan güçlendirme egzersizleri tercih edilmelidir. Hızlı baş hareketleri veya koşu bandı gibi ekipmanların kullanıldığı egzersizlerden kaçınılmalıdır, çünkü bunlar baş dönmesini artırabilir. Egzersizden 2-3 saat önce dengeli bir öğün yemek, kan şekeri seviyelerini korumaya yardımcı olur ve dehidrasyonun vertigoyu tetiklemesini engeller. Ayrıca eşlik eden semptomlara dikkat edilmesi gerekmektedir: baş dönmesi, sersemlik veya nefes darlığı artarsa egzersize ara verilmeli ve dinlenilmelidir. Yeni bir egzersiz programına başlamadan önce bir odyolog görüşü almak, kişiselleştirilmiş tavsiye almak açısından faydalıdır.
Seyahat ederken vertigo hastaları için öneriler nelerdir?
Vertigo ile seyahat etmek, rahat bir deneyim için dikkatli planlama gerektirir. Seyahate çıkmadan önce, uygun ilaçlar ve stratejiler hakkında doktorunuza danışın. Uçakla seyahat ederken, kanatların üzerinde oturun, basınç değişimlerini yönetmek için özellikle iniş ve kalkışta sakız çiğneyerek östaki tüpünüzü çalıştırın Böylece basınç değişikliklerini daha kolay dengelersiniz. Susuz kalmamaya özen gösterin. Eğer vestibüler migren gibi ışığa, sese hassasiyetiniz varsa havalimanlarında güneş gözlüğü takarak görsel uyaranları azaltın, anonsları kısmen engellemek için gürültü engelleyici kulaklıklar kullanın. Araba ile seyahat ederken, ön koltukta oturun, ufka odaklanın ve düzenli aralıklarla ara vermek için mola verin. Seyahat kitinizde gerekli ilaçlar, boyun yastığı ve diğer rahatlatıcı eşyalar bulundurun. Alkol ve kafein alımından kaçının, çünkü bu maddeler belirtileri şiddetlendirebilir. Bu stratejilerle seyahatiniz daha konforlu ve yönetilebilir hale gelecektir.
Vertigoya bağlı yaşam kalitesi düşüşünü önlemek için psikolojik destek gerekli midir?
Vestibüler bozukluklarda uygun ve etkin vestibüler rehabilitasyon almak bireylerin baş dönmesi ve dengesizliklerini belirgin ölçüde iyileştirecektir. Bu iyileşme hali bireyler tarafından rahatlıkla farkedilebilir, dolayısıyla motivasyonu arttırır ve yaşam kalitesini iyileştirir. Bunula birlikte uzun süre dengesizlik problemleri ile boğuşan bireyler haklı bir kaygı yaşarlar. İyileşmeyi hissetseler bile kaygı sürebilir. Bu noktada psikolojik destek, baş dönmesinin yaşam kalitesinde azalmaya yol açmasını engellemek için gereklidir. Yapılan çalışmalar, baş dönmesinin günlük aktiviteleri önemli ölçüde zorlaştırdığını ve yaşam kalitesini sağlıklı bireylere kıyasla azalttığını göstermektedir. Baş dönmesi yaşayan hastalar, depresyon, anksiyete ve stres seviyelerinde artış, ayrıca bilişsel işlevlerde azalma yaşamaktadır. Ayrıca baş dönmesi nedeniyle etkilenen kişilerin %50’si iş verimliliğinde azalma yaşadığını belirtmiş, %27’si iş değiştirdiğini, %21’i ise işten ayrıldığını ifade etmiştir.

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu