Denge kaybı, özellikle yaşlı bireylerde sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, denge bozukluklarının tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler olduğunu göstermektedir. Bu gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir.
Vestibüler rehabilitasyon tekniklerinin geliştirilmesi, sanal gerçeklik tabanlı denge egzersizleri ve biyolojik geri bildirim yöntemleri umut verici sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemler, denge merkezlerinin yeniden eğitilmesine yardımcı olur.
İmplante edilebilir denge protezleri ve ileri görüntüleme teknikleri, denge sorunlarının tedavisinde yeni ufuklar açmaktadır. Bu teknolojiler sayesinde hastalığın erken dönemde saptanması ve kişiselleştirilmiş tedavi planları mümkün hale gelmektedir.
Gelecekte denge kaybı tedavisinde genetik araştırmalar, nörolojik rehabilitasyon ve yapay zekâ destekli cihazların daha fazla kullanılacağı öngörülmektedir. Bu gelişmeler, denge sorunlarının kontrolünde önemli avantajlar sağlayacaktır.
BİLATERAL VESTİBÜLER KAYIPLARDA VESTİBÜLER İMPLANT ÇALIŞMALARI
Çeşitli sağlık problemleri için hastanelere başvururuz. Bazen bu böbreklerimiz ile ilgilidir, bazen kalp bazen de denge bozuklukları nedeni ile …..
Hangi şikayet ile gidersek gidelim hekimler yaptıkları incelemelerin ardından bize bir organımızın iyi çalışmadığını söyleyebilir. Aynı durum denge organımız için de geçerlidir. Geçirilen hastalıklar, kullanılan ilaçlar iç kulakta çeşitli fonksiyonel bozulmalara yol açabilir. Yapılan odyolojik ve vestibüler incelemeler ışığında ‘denge organlarımızın yeterli çalışmadığı ‘ söylenebilir. Kulağımızda ortaya çıkabilen bu fonksiyon bozulmaları bazen işitme kaybı ile ortaya çıkan bu durum bazen denge kaybı olarak da kendini gösterebilir.
Özellikle Meniere Hastalığının her iki kulakta da olması, kanser gibi hastalıklara yönelik kemoterapötik ilaçların kullanılması, diabet hastalığına bağlı sinir hücrelerinde harabiyetlerin olması, virüslere veya bakterilere bağlı enfeksiyonların ardından iç kulağın tamamen fonksiyonunu yitirmesi….
Mevcut teknolojiler ile iç kulağı uyarmak için çeşitli vestibüler rehabilitasyon yöntemleri ve rehabilitasyon egzersizleri uygulanabilir. Ancak bazı durumlarda bu egzersizler yeterli olmaz. Bu durumda uygulanan egzersizler yön değiştirerek denge mekanizmasında görev alan diğer duyusal organların fonksiyonunu arttırmaya ve mevcut denge kaybını telafi etmek için çeşitli alternatif stratejiler geliştirmeye yöneliktir.
DENGE FONKSİYONUNUN AZALMASI BİREYLERİ NASIL ETKİLER ?
Çevrenizde “vertigo hastayım” diyen en az bir kişi vardır. Bu bireylerin hepsi bu durumu anlatırken tekrar o anları yaşar ve dehşet içinde bahseder. Hatta bazı bireyler atakların ardından uzun süre dengesizlik hissi yaşadıkları için sürekli kaygı düzeyleri yüksektir. Haksız da değildirler. Dengesizlik hissinin hoşa gidecek bir yanı yoktur. Bastığın yerden emin olamamak, kalabalığa girememek, AVM’lerde duramamak, tek başına dışarı çıkmaktan korkar hale gelmek ….
Denge bozuklukları tam tetkik edilmediğinde, düzenli ve kontrollü tedavi ve rehabilite edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde olumsuz etkiler. Hatta bazı durumlarda yapılan tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine rağmen yanıt alınamayabilir.
İç kulak fonksiyonlarında tam kayıp olsa dahi temel yaklaşım tüm terapi yöntemlerinin denenmesi ve bireyin özellikle denge kondisyonunu arttıracak sporlara yönlendirilmesidir.
İŞİTME KAYIPLARINDA BİYONİK KULAK İLE İŞİTME KAYBI TELAFİ EDİLEBİLİYOR. DENGE KAYIPLARI İÇİN BU TÜR BİR YÖNTEM VAR MIDIR? İÇ KULAK DENGE ORGANININ ELEKTRİKSEL OLARAK UYARILMASI MÜMKÜN MÜ ?
- İlk olarak Cohen ve ark. 1960’larda hayvan deneyleri ile iç kulaktaki denge organlarının elektriksel olarak uyarılmasıyla birlikte göz hareketlerinin de uyarılabilieceğini göstermişlerdir. Bu çalışmanın ve devamı niteliğindeki çalışmaların sonucunda epey yol katedilmiştir. Şu anda, 4 ayrı araştırma grubu insanlarda Vestibüler implant geliştirmek için çalışmalar yapımaktadır.
Ancak hala bu çalışmalar deneysel düzeydedir. Sınırlı sayıda insana uygulanmıştır.
Çalışmalar temelde işitme kayıpları için kullanılan biyonik kulak adını verdiğimiz koklear implantın tasarımı ve işlemleme stratejileri ile çalışılmaktadır. Ancak iç kulaktaki denge organı işitme organından çok farklıdır. Bu nedenle kullanılacak olan cihazın iç parçasının tasarımı başta olmak üzere hangi işlemleme stratejileri kullanılacağı, hangi hastada nasıl bir ayarlama yapılacağı, hangi cerrahi teknik ile ameliyatın gerçekleceği gibi pek çok teknik konunun yanında implantasyon ameliyatı öncesi ve sonrası rehabilitasyon hizmetlerinin nasıl olması gerektiği gibi pek çok detay üzerinde çalışmalar devam etmektedir.
Araştırmacılar, şu anda üç temel yaklaşım araştırılmaktadı
- Koklear İmplantla (CI) Vestibüler Co-stimülasyon,
- Vestibüler İmplantla İç Kulağın Elektriksel Uyarımı ,
- GVS (Yüzeysel Elektodlar Aracılığı ile İç Kulağın Uyarılması).
Şu anda daha uygulanabilir veyan etkileri sınırlı olan en iyi yöntem Elektriksel Denge Terapisi olarak da bilinen Galvanik Vestibüler Stimulasyon terapileri mevcuttur. Bu terapiler kolaylıkla tolere edilebilir terapi yöntemleridir.BU nedenle en güvenilir olan yöntem olarak gösterilmektedir.
DENGE KAYBI TEDAVİSİNDE UMUT VEREN PROJE
- Yukarıda bahsedilen çalışmaların dışında birde BALANCI projesi mevcuttur. Toronto Çocuk hastanesinde görev yapan Dr Sharon Cushing tarafından yönetilen projede, hem işitme kaybı hem de denge kaybı olan çocuklar ile çalışılmaktadır. İşitme kaybı için biyonik kulak kullanan çocuklar ile yürütülen projenin mevcut sonuçlara göre biyonik kulak kullanan ve projeye dahil edilen çocukların düşme sayısında belirgin azalma ve daha iyi bir postüral kontrolleri olduğunu bildirmişlerdir.

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu