İşitme hayatın melodisini yakalamamızı sağlayan en önemli duyularımızdan biridir. Ancak işitme sağlığı söz konusu olduğunda kulaktan kulağa yayılan pek çok yanlış bilgi ve şehir efsanesi de bulunmaktadır. Bu efsaneler işitme kaybının önemini göz ardı etmemize tedaviyi geciktirmemize ve hatta yanlış kararlar vermemize neden olabilir.

Efsane : İşitme cihazına ihtiyacım yok, işitmem gayet iyi!

GERÇEK: İşitme kaybı ya var ya yok değildir. Tipleri vardır, dereceleri vardır, özellikleri vardır. Kulak sesin analizi yaparken frekans frekans, şiddet şiddeti, sesin tüm özellikleri tek tek analiz eder. Bazı frekanslarda işitmeniz iyi, bazılarında kötü olabilir.  Maalesef bu durum sizin işitme kaybınızı farketmenizi geciktirebilir. Bununla birlikte, hafif bir işitme kaybı bile bilişsel yeteneklerinizi, işinizi, evinizi ve sosyal yaşamınızı olumsuz etkileyebilir. Neyse ki, işitme kaybı doğru zamanda ve uygun şekilde rehabilite edildiğinde sesin nasıl işitileceğini, nasıl işlemleneyeceğini beynin nöroplastisitesi yani öğrenme becerisi yeniden öğrenmesini sağlayabilir.

Efsane: İşitme Kaybı Yalnızca Yaşlı Yetişkinlerde Görülür

GERÇEK: İşitme kaybının yalnızca yaşlıları etkilediği düşüncesi yanıltıcıdır. Araştırmalar işitme kaybının her yaş grubunda yaygın olduğunu göstermektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada genç yaş grubundaki bireylerin önemli bir kısmında işitme sorunları tespit edilmiştir. Özellikle 12 ila 19 yaş aralığındaki gençlerin beşte birinde işitme kaybı belirtileri bulunmuştur. Bu durum işitme kaybının yalnızca ileri yaşlarda değil gençler arasında da ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Aşağıdaki faktörler gençlerde işitme kaybına yol açabilir:

  • Kişisel ses cihazlarının güvensiz kullanımı
  • Gürültülü eğlence mekanlarında uzun süreli maruziyet

Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarılarına göre dünya genelinde 1,1 milyar genç ve genç yetişkin işitme kaybı riski altındadır. Bu veriler işitme sağlığı konusunda farkındalığın artırılması ve koruyucu önlemlerin alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İşitme kaybıyla mücadelede yaş sınırlaması olmadan tüm bireyler için önleyici stratejiler geliştirilmelidir.

Efsane: İşitme Kaybı Yalnızca Kulaklarımızı Etkiler,

GERÇEK: Tedavi edilmeyen işitme kaybının yalnızca kulakları etkilemediği artık bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir. İşitme kaybı kişinin genel sağlığı üzerinde de çeşitli olumsuz etkiler yaratabilir. Özellikle bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkisi göz ardı edilemez. Beyin işitsel bilgileri işlemek için ek kaynaklar kullanmak zorunda kalır. Bu durum diğer zihinsel işlevler için ayrılan kaynakların azalmasına yol açabilir. İşte bu nedenle:

  • Bilişsel gerileme riski artar.
  • Demans ve Alzheimer olasılığı yükselir.
  • Sosyal izolasyon ve depresyon daha yaygın hale gelir.
  • Düşme riski dengesizlik ve koordinasyon sorunları nedeniyle artabilir.

Araştırmalar işitme cihazları gibi müdahalelerin bu etkileri önemli ölçüde azaltabileceğini veya hatta tersine çevirebileceğini göstermektedir. İşitme sağlığına zamanında müdahale edilmesi bu tür sağlık sorunlarının önüne geçebilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilir.

Efsane: İşitme Cihazları Gözlük Gibidir

GERÇEK : İşitme cihazları gözlüklerle sıkça karşılaştırılır; ancak bu iki yardımcı araç arasında önemli farklar bulunur. İşitme cihazları sadece sesleri yükseltmekle kalmaz aynı zamanda kişinin işitme profilini dikkate alarak ayarlanır. İşitme kaybının derecesi ve türüne göre farklılık gösterir.

  • Bu süreç gözlük kullanımı kadar hızlı ve basit değildir. Gözlüklerde görme bozukluğunu düzeltmek için karmaşık bir ayar gerekmezken işitme cihazları çok daha spesifik ve kişiye özel bir yaklaşım istemektedir. Ayrıca duruma göre işitsel eğitim/rehabilitsyon gerekebilir.. Bu nedenle işitme cihazlarını gözlüklerle doğrudan karşılaştırmak yanıltıcıdır.
  • İşitme cihazları beynin yeni sesleri işlemesine alışması için zaman gerektirir.
  • Her bireyin duyduğu frekanslar farklı olduğundan cihazın programlanması kişiye özeldir.
  • İşitme cihazı kullanıcıları genellikle en uygun ayarları bulmak ve işitme cihazını işitme kaybına uygun şekilde uyarlamak  için birkaç oturum yapmak gereklidir. 

Efsane: İşitme Kaybı Özellikle Yaşla Birlikte Kaçınılmazdır ama Erken Yaşta Görülmez

GERÇEK: İşitme kaybı sıklıkla yanlış anlaşılan bir sağlık sorunudur. Toplumda bu durumun yalnızca yaşlılıkla ilişkili ve kaçınılmaz olduğuna dair bir inanış hakimdir. Ancak işitme kaybı pek çok farklı faktörden kaynaklanabilir ve birçoğu önlenebilir niteliktedir. İşitme bozukluklarının temel nedenleri arasında:

  • Genetik faktörler
  • Bazı ilaçların kullanımı
  • Yüksek ses seviyelerine uzun süreli maruziyet

bulunmaktadır. Ayrıca sigara kullanımı ve diyabet gibi sağlık sorunları da işitme kaybına yol açabilir. Günümüz toplumlarında gürültülü ortamlar işitme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Gürültüye maruz kalmak önlenebilir işitme kaybı nedenlerinin başında gelir. İşitme sağlığını korumak için alınabilecek önlemler arasında gürültülü ortamlardan uzak durmak ve işitme koruyucu ekipman kullanmak yer alır.

Efsane: İdare Edebildiğin Kadar İdare Et

GERÇEK: İşitme kaybının tipi, derecesi ve konfigürasyonuna göre işitme kaybı olan bireyler işitme kayıplarını fark etmeyebilirler. Gerçekten de genel işitme durumlarının iyi olduğunu düşünerek yardım almaktan kaçınır. Ancak hafif işitme kaybı bile günlük yaşamın birçok yönünü olumsuz etkileyebilir. Özellikle iş ve sosyal etkileşimlerde zorluklar yaşanabilir. İşitme kaybı bilişsel fonksiyonlar üzerinde de etkili olabilir dikkat ve hafıza gibi yeteneklerin azalmasına yol açabilir.

İşitme cihazları bu sorunlara çözüm sunar:

  • İletişim yeteneğini artırır,
  • Sosyal etkileşimi iyileştirir,
  • Ruh halini olumlu yönde etkiler,
  • Bağımsız hareket etme kabiliyetini destekler.

Nöroplastisite sayesinde beynimiz işitme cihazlarıyla duyma yetisini yeniden kazanabilir ve bu adaptasyon süreci işlevselliği artırabilir. İşitme cihazı kullanımı kişisel bağımsızlığı ve toplumsal katılımı önemli ölçüde iyileştirebilir.

Efsane: İşitme Kaybı Önemsiz Bir Sorundur

GERÇEK: İşitme kaybının etkileri genellikle göz ardı edilir. Bu durum sosyal hayattan iş yaşamına kadar geniş bir etki alanına sahiptir. İşitme zorluğu çeken bireyler topluluk içinde kendilerini ifade etmekte güçlük çekerler. Bu da onların sosyal çevrelerinden izole olmalarına sebep olabilir. İletişimde yaşanan bu sorunlar iş yerinde de benzer engellere yol açar. Ekip çalışması ve günlük işlerdeki etkileşimler işitme kaybı nedeniyle zorlaşır. Ayrıca;

  • Kişisel ilişkilerde anlaşmazlıklar artar.
  • Sosyal aktivitelere katılım azalır.
  • Özgüven problemleri oluşur.

Tüm bu zorluklar işitme kaybının sadece fiziksel bir engel olmadığını gösterir. Duygusal ve psikolojik sorunlara da yol açar. İşitme kaybı tedavi edilmediğinde bireyler hayal kırıklığı ve yalnızlık hissine kapılabilirler. Bu durum hatta depresyona bile sebep olabilir. Bu nedenle işitme kaybının ciddiye alınması ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılması ziyadesiyle mühimdir.

Efsane: İşitme Cihazları Dikkat Çekici ve Estetikten Yoksundur

GERÇEK: İşitme cihazları teknolojisindeki yenilikler bu cihazların eskiden olduğu gibi dikkat çekici ve büyük olmaktan çıktığını gösteriyor. Artık modern işitme cihazları görünürlüğü minimuma indiren ve kullanıcı konforunu maksimize eden tasarımlara sahiptir. Bu cihazlar gelişmiş teknoloji sayesinde oldukça küçük ve hemen hemen görünmez hale gelmiştir. Ayrıca ses kalitesindeki artış ve arka plan gürültüsünü azaltma özellikleri sayesinde kullanıcılar için daha işlevsel hale gelmiştir. İşitme cihazları artık şu özelliklere sahiptir:

  • Gelişmiş dijital işleme teknolojileri.
  • Zarif ve kullanıcı dostu tasarımlar.
  • Çeşitli renk ve stil seçenekleriyle kişisel zevklere uygunluk.

Efsane : İşitme kendi kendine iyileşir.

GERÇEK:  İç kulak hassas bir yapıdır. İç kulaktaki yer alan korti organı özellikli duyusal hücrelere donatılmıştır. Korti organı ana işitme organı olarak anılır. Çünkü bu tüy hücreleri gelen uyarıları aksiyon potansiyellerine dönüştürerek işitme sinirine iletir. Tüy hücreleri ses şiddet ve frekans analizi yapan çok hassas hücrelerdir. Akustik travmadan, ototoksik ajanlara kadar çeşitli sebeblerle tüy hücreleri zarar görürse, bunun geri dönüşü yoktur. Bu nedenle iç kulaktan kaynaklanan işitme kayıpları kalıcıdır. 

Efsane: Tek Bir İşitme Cihazı Yeterli Olacaktır

GERÇEK: İşitme sağlığı karmaşık bir sistemdir.  İnsanlar iki kulağı ve bir beyinle sesleri algılar; bu süreç binaural işitme olarak bilinir. Kulaklarımız işitsel verileri beyne iletirken sürekli çaprazlamalar yapar. Bu nedenle işitsel algı ve işlemleme muazzam gelişir, gerçekleşir. Tek taraflı işitme cihazı kullanılması işitme fizyolojisine aykırı bir çözümdür. Bu doğal süreç sayesinde seslerin kaynağını tespit edilebilir,  gürültülü ortamlarda sesleri daha iyi filtreleyebilir ve daha doğal bir ses kalitesi elde edebiliriz. İşitme değerlendirmesi esnasında işitme sağlığı uzmanları şu özellikleri değerlendirir:

  • Sesleri nasıl algıladığınız,
  • Hangi ortamlarda işitme güçlüğü çektiğiniz,
  • İşitme kaybının derecesi.

Bu değerlendirme sonucunda bazı bireyler için iki işitme cihazı gerekli olabilir. İki cihaz kullanmak seslerin daha doğru bir şekilde işlenmesini ve daha iyi bir işitme deneyimi sağlamak için önemlidir.

Efsane : Yanlış tedavi sonucu işitme kaybım oldu !

GERÇEK: İşitme kaybına yol açabileceği bilinen 200 den fazla ilaç bulunmaktadır. Bu ilaçların kimisi işitmeyi etkilerken, kimisi dengenizi etkilemektedir. Hekiminiz tedavinizi düzenlerken bu durumu dikkate almaktadır. Ancak bazı hastalık tedavilerinde kullanılmak zorunda olunan, alternatifi olmayan ilaçlar vardır. Bu nedenle bu tür ilaçların kullanılması gereken durumlarda hekiminiz sizden düzenli olarak işitme testinizi ister.

Efsane : Müzik zararlı değil.

GERÇEK : Müzisyenlerin işitme sağlığı çok önemlidir. Bu yüzden müzisyenlerin dahil edildiği işitme sağlığına yönelik pek çok bilimsel araştırma vardır. Hepsinin ortak kanaati müzisyenlerde tinnitus (çınlama) ve işitme kaybının daha sık görüldüğüdür. Farklı müzik türleri arasında elbette farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin bir rock müzik ile uğraşan müzisyen tinnitus ve işitme kaybı açısından, klasik müzik ile uğraşan müzisyene göre daha fazla risk altındadır.

Müzisyenseniz veya canlı etkinliklere katılıyorsanız, mutlaka kulaklarınızı koruyun. Akıllı telefonlar dahil kişisel ses cihazlarının güvenli olmayan kullanımı ve gece kulüpleri, barlar ve spor etkinlikleri gibi gürültülü eğlence mekanlarında zararlı ses seviyelerine maruz kalma nedeniyle oluşan işitme kayıpları şimdiden azımsanmayacak düzeye ulaşmıştır.

Müzisyenler, güvenli dinleme sağlayan ve ses kalitesini koruyan profesyonel kulak tıkaçlarından yararlanabilirler. Bunun dışında çeşitli işitme firmalarında profesyonel kulak koruyucu tıkaçlar bulunmaktadır.

Efsane : Benim işitme kaybı yaşım gelmedi.

GERÇEK: İşitme kaybı sadece yaşa bağlı gelişmez. Bebeklerde her 1000 canlı doğumda 1-3 insidansla en yaygın görülen doğumsal defekttir. İşitme engeline sahip olarak dünyaya gelen bebeklerin yaklaşık %20-40 ı ayrıca ek bir engele sahiptir. Öte yandan çocukluk çağında geçirilen enfeksiyonlar, yaşam boyu alınan tedaviler, gürültülü iş yerinde çalışmak, avcılık atıcılık gibi hobiler işitme kaybı nedenlerindendir. İşitme kontrollerinin check up paketlerinizde olmasının size hiçbir zararı yoktur. Her şey yolundaysa en azından normal olduğunu öğrenirsiniz.

 

Yazıyı Puanlayın!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Call Now Button