Vertigo doğrudan tansiyonu yükselten bir hastalık değildir, ancak ataklar sırasında gelişen stres ve kaygı kan basıncını artırabilir. Özellikle hipertansiyonu olan hastalarda vertigo ataklarıyla birlikte tansiyon dalgalanmaları görülebilir.
Baş dönmesi sırasında oluşan kaygı, sempatik sinir sistemini uyararak kalp hızında ve kan basıncında geçici yükselmelere yol açabilir. Bu nedenle vertigo atakları dolaylı olarak tansiyon değişimlerine sebep olabilir.
Hipertansiyon ve vertigo birlikteliğinde tedavi planı daha dikkatli yapılmalıdır. Düzenli tansiyon takibi, uygun ilaç tedavisi ve yaşam tarzı düzenlemeleri her iki hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar.
Vertigo hastalarında tansiyon kontrolünü sağlamak için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve stres yönetimi önem taşır. Hekim kontrolünde yürütülen bütüncül yaklaşım, hem vertigo ataklarının hem de tansiyon dalgalanmalarının önlenmesine yardımcı olur.
Vertigo Tansiyonu Nasıl Etkiler?
Vertigo tansiyon üzerinde çeşitli etkilere sahiptir. Bu etkiler fizyolojik mekanizmalar aracılığıyla gerçekleşir ve vertigo tansiyonu hem yükseltebilir hem de düşürebilir. Vertigonun başlangıcı vestibüler sistem bozuklukları ile ilişkilidir ve bu sistem otonom sinir sistemine bağlıdır. Bu durumunda vücut çeşitli refleksif yanıtlarla tepki verir.
- Kan Basıncı Değişkenliği:
Vertigo kan basıncında hem artışlara hem de azalmalara neden olabilir. Hipertansiyonu olan bireyler vertigo atakları sırasında kan basıncında ani yükselme yaşayabilir. Öte yandan vertigo ortostatik hipotansiyonla ilişkilendirildiğinde kan basıncında önemli düşüşler meydana gelir.
- Periferik Vasküler Yanıt:
Vestibüler sistemin işlev bozukluğu vertigo atakları sırasında kan basıncı dengesizliklerine katkıda bulunabilir. Baş pozisyonundaki hızlı değişiklikler veya ani hareketler kan dağılımını etkileyebilir ve bu da dengesizliklere yol açar.
Vertigo İle Yüksek Tansiyon Arasında Bir İlişki Var Mı?
Vertigo ile yüksek tansiyon arasındaki ilişki bilimsel araştırmalarla desteklenen önemli bir sağlık konusudur. Vestibüler sistem dengeyi sağlamanın yanı sıra kan basıncını düzenleme yeteneğine de sahiptir. İşte bu bağlantıya dair bazı temel bilgiler:
Vestibüler sempatik refleksler kan basıncı üzerinde etkilidir. Vestibüler bozukluklar özellikle benign pozisyonel paroksismal vertigo (BPPV) durumunda kan basıncı düzenlemesini bozabilir.
Baş dönmesi ve yüksek tansiyon arasındaki ilişki şu şekilde izah edilir:
- Vestibüler sistemdeki herhangi bir rahatsızlık direkt olarak tansiyon düzenlenmesine etki eder.
- BPPV durumunda yapılan pozisyonel testlerde kan basıncında artışa neden olabilir..
Yüksek tansiyonun iç kulak üzerindeki etkileri de göz ardı edilemez. Mikrovasküler komplikasyonlar iç kulakta kan akışını bozarak vertigoya yol açabilir. İşte bu sürecin detayları:
- Hipertansiyon labirent arterine zarar vererek iç kulakta iskemi ve kanamaya yol açar.
- Bu durum vertigo ve işitme kaybı gibi belirtilere neden olabilir.
Ortostatik hipotansiyon yüksek tansiyon ile birlikte vertigo belirtilerini şiddetlendiren bir başka faktördür. Ayağa kalkıldığında yaşanan kan basıncı düşüşü vertigoya sebep olabilir. Bu durum genellikle otonomik disfonksiyon kaynaklıdır. Vertigo ile yüksek tansiyon arasındaki ilişki bu ve benzeri mekanizmalar üzerinden açıklanabilir. Son olarak klinik gözlemler de bu iki durum arasındaki bağlantıyı doğrular niteliktedir. Özellikle vertigo şikayeti ile doktora başvuran hastaların büyük bir kısmında yüksek tansiyon tespit edilmiştir.
Vertigo Ve Tansiyon Yükselmesinin Belirtileri Nelerdir?
Vertigo ve yüksek tansiyon her ikisi de belirli belirtilerle kendini gösterir. Vertigo, iç kulakta meydana gelen problemlerden kaynaklanabilir ve tipik olarak şiddetli baş dönmesi şeklinde ortaya çıkar. Bu durumda kişi sabit durduğu halde dönüyor gibi hissedebilir. Vertigo ile ilişkili diğer belirtiler şunlardır:
- Sabit dururken dönme hissi
- Mide bulantısı ve kusma
- Denge kaybı bu durum düşmelere sebep olabilir
- Yürürken dengesizlik veya koordinasyon güçlüğü
- Gözlerde ritmik ve kontrolsüz hareketler
- İşitme kaybı veya kulak çınlaması bazı vakalarda görülebilir
Öte yandan yüksek tansiyon genellikle belirgin belirtiler göstermez; fakat belirtiler ortaya çıktığında bunlar genellikle daha ciddi sağlık sorunlarının habercisidir. Yüksek tansiyonun belirtileri arasında:
- Sabahları özellikle başın arkasında yoğun baş ağrıları
- Dengesizlik hissi
- Sık görülen ve açıklanamayan burun kanamaları
- Fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı
- Görme bozuklukları
- Aşırı yüksek kan basıncı durumunda göğüs ağrısı
- Kalp atışlarında düzensizlikler
Vertigo Yaşayan Kişilerde Tansiyon Kontrolü Nasıl Yapılır?
Vertigo yaşayan kişilerde tansiyon kontrolü spesifik ve kapsamlı yaklaşımlar gerektirir. Bu durumun yönetimi altta yatan nedene bağlı olarak farklılık gösterir.
Vertigonun etkileriyle mücadelede kan basıncını düzenlemek için çeşitli stratejiler önerilir:
- İlaç Yönetimi: Hipertansiyonu olan hastalar için antihipertansif ilaçlar kullanılır. Hipotansiyon için ise farklı ilaçlar tercih edilir.
- Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Özellikle ortostatik hipotansiyonu olan hastalar için yüksek sıvı ve tuz alımı önerilir.
- Düzenli egzersiz: Kas güçlendirme çalışmaları ve yavaş pozisyon değişiklikleri belirtilerin azaltılmasına katkıda bulunur.
- Fizik Tedavi: Fizyoterapistler tarafından yapılan kas tonusunu ve kardiyovasküler yanıtı artıran egzersizler önem taşır. Bu teknikler kanın kalbe geri dönmesini sağlayarak kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur.
- Diyet Ayarlamaları: Su ve tuz alımı artırılabilir ya da azaltılabilir ancak bu durum bir sağlık uzmanı tarafından izlenmelidir.
- Çevresel ve Davranışsal Ayarlamalar: Sıcak havalardan kaçınmak yavaşça oturma ve yatak başını yükseltme gibi değişiklikler belirtileri hafifletir.
Vertigo ve Tansiyon İlişkisi Hakkında Hangi Tıbbi Araştırmalar Yapılmıştır?
Vertigo ve tansiyon arasındaki ilişki tıbbi araştırmalarda sıkça incelenen bir konudur. Bu bağlamda ortostatik hipotansiyon özellikle dikkat çeker. Ortostatik hipotansiyon ayağa kalkıldığında kan basıncının düşmesiyle bilinir ve bu durum sıklıkla vertigoya yol açar. Bu tür hipotansiyon genellikle vücudun pozisyon değişikliğine uyum sağlama yeteneğindeki azalmadan kaynaklanır. Araştırmalar bu durumun çeşitli sağlık sorunları ile ilişkili olduğunu göstermektedir (Otonomik disfonksiyon, Kalp rahatsızlıkları, Hipovolemi vb).
Her biri kan basıncını etkileyebilecek önemli faktörlerdir. Bu durumlar özellikle yaşlı yetişkinlerde vertigo ile hipotansiyona daha yatkın hale getirir. İlaveten hemodinamik ortostatik baş dönmesi yaşla ilişkili damar ve beyaz madde hastalıkları ile bağlantılıdır. Bu tür baş dönmesi kan basıncı ölçümleri ve baş yukarı eğme testi ile belirlenebilir. Bu tür bir değerlendirme pozisyon değişiklikleri sırasında denge sorunlarını açığa çıkarabilir.
Sıkça Sorulan Sorular

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu