Vertigo şikâyeti olan hastaların başvurması gereken ilk bölüm kulak burun boğaz (KBB) ve odyolojidir. İç kulak denge sistemi bozuklukları vertigonun en yaygın nedenlerindendir. Ancak bazı durumlarda nöroloji uzmanı değerlendirmesi de gerekli olabilir ve tanı bu şekilde kesinleşir.
Vertigo tanısında hastanın öyküsü, muayene bulguları ve gerekirse görüntüleme yöntemleri kullanılır. Baş dönmesinin iç kulaktan mı yoksa beyinden kaynaklandığı ayırt edilmelidir. Bu nedenle multidisipliner yaklaşım, doğru tanı ve uygun tedavi için oldukça önemlidir.
Odyoloji uzmanları özellikle iç kulak kristal kayması veya denge sinir iltihaplarına bağlı vertigoyu değerlendirir. Bu tür hastalarda yapılacak, odyolojik incelemeler, denge testleri ve pozisyonel değerlendirmeler tanıya yardımcı olur. Tedavi planı da çoğunlukla bu veriler ışığında belirlenir.
Nörolojik kaynaklı vertigo, beyin damar hastalıkları veya tümörler gibi ciddi sorunların belirtisi olabilir. Bu nedenle özellikle ani başlayan, şiddetli ve eşlik eden nörolojik bulgularla seyreden baş dönmelerinde nöroloji uzmanına başvurulmalıdır. Gecikme ciddi sonuçlara yol açabilir.
Vertigo İçin Hangi Doktora Randevu Alınmalı?
Vertigo için doğru uzmana başvurmak etkili bir teşhis ve tedavi süreci için önemlidir. Vertigo şikayetleri olan bireyler odyoloji bölümünü tercih etmelidir. Bu bölüm işitme ve denge bozuklukları konusunda derinlemesine bir uzmanlık sağlar. Odyologlar denge anatomisi ve fizyolojisi hakkında ileri düzeyde eğitim ve tecrübeye sahip olduklarından vertigonun nedenlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirebilirler. Vestibüler sistemin detaylı analizi için çeşitli teşhis testleri uygularlar:
- Odyolojik Testler: Saf ses Odyometrisi testi ile hastanın işitme eşikleri ile beraber konuşmayı ayırt etme becerileri immitansmetrik incelemeler ile de orta kulak bulguları ile beyin sapı düzeyine kadar işitme yolaklarının değerlendirilmesi
- Videonistagmografi: İçerisindeki birden fazla test ile santral ve periferik vestibüler sistemi test bataryası dahilinde detaylı değerlendirilmesi.
- Kalorik Test: Videonistagmografinin devamı niteliğinde olan kulağa sıcak ve soğuk hava/su irrigasyon uyarımı ile endolenf akımı sağlanarak kulağın fonksiyonunu değerlendiren tanısal değeri yüksek non-invaziv vestibüler değerlendirme yöntemidir.
- v-HIT: Tüm semisirüküler kanalalarının fonksiyonlarını ve vestibülookuler refleks arkı fonksiyonlarını detaylı incelemeye imkan veren kısa ve tanısal değeri çok yüksek bir yöntemdir.
- VEMP’s : Ses uyaranı kullanarak iç kulaktaki denge organlarının fonksiyonları hakkında tanısal bilgiler sağlayan bir yöntemdir.
- Bilgisayarlı Dinamik Posturografi: Hastanın genel denge skorunun ve fonksiyonunun değerlendirildiği özellikle rehabilitasyon planlanan hastalarda yol gösterici vestibüler test yöntemidir.
Odyologlar bu testler sonucunda elde edilen verileri bütün içerisinde değerlendirerek uygun tedavi yöntemlerini belirler. Vertigo tedavisinde hasta subakut döneme geçtiğinde başvurulan yöntemler arasında vestibüler rehabilitasyon terapisi bulunmaktadır. Bu terapi hastanın genel denge becerilerini iyileştirmeyi hedeflemektedir.
Vertigo İçin Odyoloji Bölümünde Hangi Tedaviler Uygulanır?
Baş dönmesi ve denge sorunu yaşayan hastalar için odyoloji bölümü uygun tedavi yöntemlerini belirler. Baş dönmesi tedavisinde uygulanacak tedaviler bireyin ihtiyacına yönelik değişkenlik göstermektedir. Baş dönmelerin en başında halk arasında kristal kayması olarak bilinen iyi huylu baş dönmesi olan BPPV yer almaktadır. BPPV, kalsiyum karbonat kristallerinin olması gereken yerden ayrılıp yarım daire kanallarına kaçması sonucunda şiddetli etraf döner tarzda baş dönmesi, bulantı ve kusma hissi uyandırmaktadır. BPPV nin tedavisi yeniden konumlandırma manevralarıdır. Yeniden konumlandırma manevraları arasında:
- Epley Manevrası: Kalsiyum karbonat kristallerinin anatomik olarak en sık yerleşme potansiyeli posterior kanaldır. Bu sebeple Posterior kanal BPPV tedavisinde en sık başvurulan manevra yöntemidir.
- Semont Manevrası: Kalsiyum karbonat kristallerini serbestleştirmek, hastaların belirtilerini hafifletmek için tercih edilen manevra yöntemidir.
- Gufoni Manevrası: Özellikle Horizontal kanal BPPV’de tercih edilmekte ve kalsiyum karbonat kristallerini pozisyonuna göre geotropik ya da ageotropik varyantları bulunmaktadır.
- Barbekü Manevrası: Horizontal kanal BPPV ya da birden fazla etkilenimin görüldüğü Çoklu Kanal BPPV tedavisinde kullanılmaktadır.
Tedavi süreci boyunca hastaların baş dönmesi ve dengesizlik hissi yaşaması normaldir. Bu iç kulaktaki kristallerin yer değiştirmesi ile ilişkili olup olumlu bir süreçtir. Tedavi başarılı olduğunda baş dönmesi ve diğer belirtiler azalma eğilimi gösterir. Odyologlar tedavi sürecini yakından izler ve gerekli güncellemeleri yapar. Tedavi süresince ve sonrası dönemde hastalar başlarını kontrollü bir şekilde hareket ettirmeye özen göstermelidir. Bu bağlamda ani hareketlerden kaçınmak ve besin önerilerine uymak tedavi sürecinin gidişatını olumlu etkilemekte iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.
Evde Vertigo Egzersizleri Neden Yapılmamalı?
Evde hastaların kendi baş dönmesi değerlendirmelerini yapması klinisyenlerin bu süreçte en çekindiği olaydır. Bireysel hatalar yüzünden yanlış uygulama riski artar. Bu durum mevcut tablonun kötüleşmesi, başka varyanlatların eklenmesi gibi sonuçlar oluşturabilir.. Ayrıca kliniğe başvurduğunda süreç gecikmiş ve tablo karmaşık bir hal almış olabilir bu da tedavi sürecini uzatabilmektedir. Profesyonel bir denetim olmadan yapılan egzersizler kişinin sağlık durumunu daha da kötüleştirebilir. Dolayısıyla vertigo problemi yaşayan kişilerin evde kendi başlarına egzersiz yapmaktan kaçınmaları klinisyenin önerdiği doğrultuda önerdiği süre zarfında yapılması önerilir. Bu tür durumlar profesyonel rehberlik gerektiren sağlık sorunları arasında yer alır.
En İyi Vertigo Tedavisi Yapan Doktorlar / Bölümler Neden Türkiye’de?
Türkiye’de vertigo tedavisinde uzmanlaşmış nöroloji ve kulak burun boğaz (KBB) bölümleri, ileri tanı yöntemleri ve multidisipliner yaklaşımlarıyla dikkat çeker. Tecrübeli hekimler, hastalığın nedenine yönelik kişiselleştirilmiş tedavi planları sunar. Ayrıca modern cihazlarla yapılan denge testleri ve rehabilitasyon programları, tedavi başarısını artırır. Türkiye’nin sağlık altyapısı ve erişilebilir hizmetleri, bu alanda tercih edilmesini sağlar.

1982 yılında Çanakkale’de doğan Odyolog Emel Uğur, işitme ve denge sağlığı alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla Türkiye’de öne çıkan uzmanlardan biridir. Meslek hayatına İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başlamış, burada 15 yıl boyunca pediatrik odyoloji, otolojik hastalıklar ve vestibüler sistem bozuklukları üzerine yoğunlaşmıştır. 2015 yılından bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde görev yapmakta, çalışmalarını Acıbadem Altunizade Hastanesi ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi çatısı altında sürdürmektedir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Odyoloji Doktora Programı mezunu olan Odyolog Uğur, tezinde EEG ve sanal gerçeklik teknolojilerini kullanarak hareket hastalığının beyin haritalandırmasını incelemiştir. Akademik olarak Acıbadem Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Başkanı ve öğretim üyesi olarak görev yapmakta, odyoloji eğitimine ve bilimsel üretime önemli katkılar sunmaktadır.
Klinik ve bilimsel ilgi alanları arasında vestibüler rehabilitasyon, sanal gerçeklik tabanlı denge terapileri, pediatrik odyoloji, işitme kayıpları ve yaşlı bireylerde bilişsel-vestibüler işlevler yer almaktadır. Auris Nasus Larynx, Frontiers ve Journal of Audiology and Otology gibi uluslararası dergilerde yayımlanan makaleleri ve kitap bölümleriyle odyoloji alanında bilimsel gelişime yön veren isimlerden biridir.

İstanbul'daki Kliniğimizin Konumu